15 Eleventy

Doğanın Saf Estetiği Eleventy Galataport İstanbul’da Sanatla Buluşuyor

Tuğçe Çalımbay’ın ‘Salina’ sergisinin ön gösterimi, Eleventy Galataport İstanbul’da gerçekleşti.

15 Eleventy

Çağdaş zarafeti ve sade estetiği sanatla buluşturarak, yeni bir deneyime imza atan Eleventy markası, ‘sessiz lüks’ anlayışını yansıtan Sonbahar/Kış 2025 Koleksiyonu ile aynı duygusal ritme sahip ‘Salina’ sergisinde, sanatçı Tuğçe Çalımbay’ın tuz ve taş dokularından doğan soyut kompozisyonlarını, Eleventy Galataport mağazasında sanatseverlerle buluşturdu. 6 Kasım Perşembe akşamı ön gösterimi gerçekleşen sergiye sanat, cemiyet, iş ve spor camiasından Rıza Çalımbay, Ayça Çalımbay, Rüya Büyüktetik, Selin Bozkurt, Tuana Yücel & Asilhan Sargon, Bülent Albayrak, Cengiz & Zeynep Birgen ve daha birçok sima katıldı. Sergi 7 Kasım-7 Aralık tarihleri arasında Eleventy Galataport mağazasında sanatseverlerle buluşmaya devam edecek.

188 Eleventy

Zamansız çizgileri, kusursuz terziliği ve Made in Italy kalitesinden aldığı güçle Eleventy bu özel projesinde modayı giyimin sınırlarının ötesine taşıyan yaşam felsefesi, estetik ve kültürel bir değere dönüştürmüş. Çalımbay’ın doğanın sessiz gücünü ve insanın içsel katmanlarını konu alan eserleri, Eleventy’nin zarif çizgileriyle bütünleşerek, mağazayı yalnızca bir alışveriş mekanı olmaktan çıkarıp, ışık, doku, renk ve duygunun da iç içe geçtiği çok katmanlı bir sanat sahnesine dönüştürmüş. 

8 Eleventy

Sergide, tuz kristallerinin ışıkla kurduğu görsel ilişki, Eleventy’nin zarafet anlayışıyla bütünleşerek derinlikli bir görsel deneyim sunmuş. Bu birliktelik, markanın estetik DNA’sını görünür kılarken, İtalyan zarafetini de çağdaş bir sanat diliyle yeniden tanımlamış.

Artpartners & Co. eş direktörleri Damla Keseli ve Begüm Güney küratörlüğünde hazırlanan Tuğçe Çalımbay’ın ‘Salina‘ isimli sergisi, doğanın en derin katmanlarından ilham alan 21 eseriyle şiirsel bir anlatı sunuyor. Denizlerin çekilişinin ardından yeryüzünde kalan tuz havzalarının sabırla kristalleşmiş izlerinden ilham alan sergi, madde ile ruhun, ağırlık ile hafifliğin buluştuğu bir düşünce alanı oluşturuyor.

Tuz, pigment ve taş gibi doğal elementlerle oluşturduğu yüzeylerde doğanın yavaş ritmini, zamanın izlerini ve insan belleğinin katmanlarını görünür kılan eserler, tuz kristallerinin ışıkla etkileşimini, Eleventy’nin estetik anlayışıyla birleşerek izleyiciye dingin ama derinlikli bir görsel deneyim sunuyor. Eleventy Sonbahar–Kış 2025 Koleksiyonu’ndan ilhamla hazırlanan eserler, koleksiyonun doğal renk paletiyle bütünleşiyor. Eserlerde, Eleventy’nin karakteristik griye çalan soğuk mavi tonları korunurken; canlı bir etki yaratan ultramarin mavisiyle palet zenginleşiyor. Bu tonlar, tuz kristallerinin dokusuyla buluşarak doğanın sessiz gücünü ve Eleventy’nin rafine estetiğini yansıtan bütünsel bir anlatı oluşturuyor. Gri ve mavi tonlarının zarif dengesi, denizlerin çekilişinden geriye kalan yeryüzü izlerini ve insanın kendi içsel denizine uzanan metaforik bir yolculuğu çağrıştırıyor.

120 Eleventy

Galataport İstanbul’un denizle şehir arasındaki eşiğinde yer alan Eleventy mağazası, bu kavramsal yolculuğun güncel sahnesine dönüşüyor.

Eleventy Sonbahar/Kış 2025 Erkek Koleksiyonu, gelenek ile yeniliği buluşturarak zamansız zarafeti modern bir çizgide yeniden tanımlıyor. Kusursuz işçilik, rafine detaylar ve seçkin kumaşlarla şekillenen koleksiyon, gri-mavi tonlarına eşlik eden kil, vikunya ve ultramarin mavisiyle zenginleşiyor. Dokuma görünümlü trikolar, çift katmanlı dış giyim ve ton sür ton örgü ceketler öne çıkarken; kolej tarzı ceketler, trençkotlar ve kalın yün paltolar klasik çizgilere çağdaş bir yorum katıyor. Japon denimler ve lamine trikolar, teknik yenilikleriyle zarif bir etki katıyor. ‘Bir Bardak Su’ yöntemiyle minimum su tüketimi sağlayan denim üretimi, markanın sürdürülebilirlik vizyonunu destekliyor. Aktif giyim serisi performans ve konforu bir araya getirirken, trekking botları ve ince tabanlı sneaker’lar şehirli dinamizmi vurguluyor. Koleksiyon, ‘sessiz lüks’ kavramını güçlendiren, işlevsel ve rafine bir erkek silueti sunuyor. @eleventytr

Sanatçı Hakkında

1987 İstanbul doğumlu Tuğçe Çalımbay, Bahçeşehir Üniversitesi İç Mimarlık Bölümü’nü bitirdikten sonra Floransa Kent State University’de Mimar Andrea Ponzi’den teknik resim ve sulu boya dersleri aldı. İç mimarlık deneyiminin ardından kendi ofisini kurarak tasarım ve sanat alanındaki üretimlerini sürdürdü. Eserlerinde doğa, madde ve insan arasındaki ilişkiyi sorgulayan Çalımbay, resimle olan bağını bir tutkudan çok içsel bir yüzleşme olarak tanımlıyor. 

Begüm Güney Hakkında

Küratör ve kültür stratejisti Begüm Güney, çağdaş sanat, mimari miras ve koleksiyon geliştirme alanlarında çalışıyor. Bilgili Sanat’ın kurucu direktörü olan Güney, Akaretler Sıraevleri gibi ödüllü mekanlarda 30’dan fazla sergiye imza attı. 2019–2023 arasında Odeabank’ın O’art platformunu yönetti; CANAN, Turan Aksoy ve Evren Erol gibi sanatçılarla projeler üretti. Artweeks adlı ücretsiz sanat fuarının da küratörlüğünü yürüten Güney, Paribu’nun NFT koleksiyonlarının oluşumunda da rol aldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Birleşmiş Milletler destekli sanat projelerinde yer aldı. Çalışmaları, çağdaş sanatı mimari ve kamusal alanlarla buluşturarak uzun vadeli kültürel stratejiler geliştirmeye odaklanıyor.

Damla Keseli Hakkında

Sanat tarihçisi ve kültürel strateji danışmanı Damla Keseli, sanat tarihi, koleksiyon yönetimi ve marka iş birlikleri alanında çalışıyor. Daha önce Orjin Group’ta sanat projeleri yöneticisiydi. İstinyePark’ta LG OLED Art ortaklığıyla kamuya açık sergiler düzenledi; Hyatt Regency İzmir ve Art Feshane için küratörlük yaptı. Kurumsal sanat koleksiyonlarının oluşturulmasına katkı sağlayan Keseli, sanat eserlerini mekan ve kültürel bağlamla ilişkilendiren sergiler geliştiriyor. Odak noktası; estetik, kamusal sanat ve markaların kimliğiyle uyumlu küratöryel stratejiler oluşturmak.


zelihakoslu.com sitesinde yayınlanan tüm içerikler telif hakkı ile korunmaktadır, izin alınmadan kullanılması yasaktır.